30/9/2009 - Güzelcin

 

 

Koşu koşuver nargözlüm

Yuvarlak biçimli ayakların

Küheylan kolanı gibi kuşağın

Gürbüz kalçalarının üzerinde

 

Koştur azaplardan kaçalım

Koruklar üzümlenmiş mi bakalım

Bir söze iki gülüş bir öpücük

İki bedeni birbirine katalım

 

Ruhsatlım sevdamsın berigel

Kanın höpürtülü başın dik

O seven yuyan bakışınla

İçimi yu mermer döşegel

 

Dorukta yeni ay ince işaret

Ne kem gözler gezinir karanlığa

Ne evin sevincinden korkan bulunur

 

Asmalarda güneş ve çocuklarımız

Çardakta ıslak ve ekşi uyur

Bacın bazlama yağlasın sahana

Mutluyuz tüm dünyaya duyur

 

Cahit ZARİFOĞLU







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

25/9/2009 - Aylak Göz

 

 

Erkenden aşındırır aşkını

Odaların köşelerine zamansız oturur

Duyarsa bir çocuğun

Oyundan çağrıldığını

 

Başının her seferinde döndüğü kumarı

Gönlünü bir tarzla kurularken kazanır

Anlarsa yenilen bir kadının

Darda kaldığını

 

Kendi kendine ardaşak kaçağı

Arada bir bakınır ne yaptığına

Süresiz kapılır tablolara yangelir

Ve oturdu mu bir masaya

Hakkını verir çay içmenin

 

Bu adam kitapların uçlarına

Çizilmiş itilmiş resim

Korkmadan yaşar tebessüm gösterir

Ağır başıyla nöbet alır

Dağdan kaçar şehri çevirir

Ve bırakır gönlünü bir tazı sıçramasına

 

Erkenden aşındırır aşkını

Anlamaz bir kadının

Süresiz kapılıp yangeldiği tablolara

Severek tebessüm attığını

Ağır başıyla kopar dağdan

Nöbet alır şehri devirir.

 

Cahit ZARİFOĞLU







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/1/2009 - Daralan Vakitler

Daralan Vakitler

Yanakları, saçları, gözleri yanmış,
Zehirli gaz bombaları
Yılan gibi sokmuş, yalamış gövdelerini
Ağızları, küçücük dilleri yanmış
Bütün Beyrut sapsarı kalmış
Sanki ağlamak imkansız
Başları
Paletlerle ezilmiş babaları,
Yahudi doğramış analarını,
Binlerce çocuk topların, betonların altında.

Beyrut'un gözyaşları şimdi,
Kudüs'ün yanıbaşında,
Müslümanlarsa uzakta,
Sanki başka,
Gelinmez bir dünyada.

Acın, bir vadi,
Zehirli çiçekler, bir ova gibi karşımda.

Gözüm baksın sadece,
Ayrıntıları,
Kıvrılıp kırılmış bilekleri,
Kemikten yakılmış etleri,
Kuma serilmiş cesetleri,
Büyük ajansların yaydığı resimleri,
Bir seyirci gibi görsün dursun,
Bir kadın gibi ağlasın..

Beyrut yengeç kıskacında,
Çoğu Müslüman kafir yanında,
Yaslanmış yastıklara sonunu beklerler filmin.

Sen Filistin, hokkaları doldur kanla,
Şairler eğer ahın varken
Uzanırlarsa tomurcuklara güllere
Herbiri kanlı bir ateş gibi korku
Bir azar, bir şamar olsun.

Filistin, sen işine bak, kar toprağını,
Yoğur gazabını Yaradanın..

Bu ateş bulutu hangi kavmin üzerinde?
Çam ormanlarının salınışında,
Kuşların cıvıldayışında,
Otların serin tenlerinde.
Eğer varsan bakıp görmeye
Şeffaf perdenin az ötesini,
Bir ateş bulutu var en bildik yerde,
En emin yerde.

Ve bak, asıl ölen yaylalar, villalar, tok karınlar
Hissiz dudaklar, gayretsiz kalpler,
Asla değil kavruk çölde yatan kadavralar.

Farzet körsün, olabilir,
Elele tut,
Taş al ve at,
Kafiri bulur.

Hani ceylanların,
Hani cihat marşın?

Bir yumruk harbinden nasıl kaçtın?
En arka safta bile kalmadın,
Cengi attın, dünyaya daldın,
Tezeğe konan sinekler gibi.

Dönüyor burgaç,
Dünya üstten, yanlardan daralıyor.
Ovalardan,
Dar geçitlere sürülen sığırlar gibi,
Bir gün ister istemez,
Karşısında olacaksın kaçtıklarının.

Dua et,
O gün henüz mahşer olmasın...

Cahit Zarifoğlu







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

11/10/2008 - Zahmet Vakti

                           

Yaşamak bir sokak lambası gibi
Bir gece evden atılmış bir çocuk sanki
Tek bir damla tek bir ses gibi
Aklıma düşüyor

Artık delirir koşar şimşeklerim
Yaşamak bu nadir ve gevşek
Hayır bugün hiçbir kimseyi alkışlamıyorum
Ve onların dikilip içi yumurta çürüğü kokan
kristal fanuslarına bakadurdukları gibi bakıp durmuyorum

Ve bazı bey alıkların dediği gibi
Sadece yürek arılığını arı bulmuyorum

Düşünün
Tohumlar ekilir
Yağmurlar başlar
O zaman filizler bir karış boyu yükselmiştir
Köylü davarlarını alır götürür sürer üstüne
Başak dediğimiz rahmet ondan sonra fışkırır
Esas ondan sonra gövdelenir

Görmezik / gördürler
Davarın yedim doydum sandığı
Bir dalgınlık

- çünkü benden bir kahramanlık kalacak
çünkü besmeleyle başladı
çünkü desturla tuttuk ne tuttuksa
çünkü imanla çok şeylere çağrıldık gözümüz
                        dağlarda kaldı eşya geride kaldı
                                     dünya arkada bırakıldı

bir diş gibi ayrıldık çenemizden
dil çağı kapandı göz bağı koptu
bir tövbe sancağı açıldı bir zevk süreci değil
çünkü bütün o zamanlar toptan kullanılmış oldu

içinde zalimlerin asılma sahneleri
içinde kan akıtanların kanlarının seli
içinde mahzun edenlerin gözyaşı nehirleri
çünkü tövbe edildi izin verildi besmeleyle başlandı

sevgilinin elinde dertler hoş
bilene/çamur çamur olarak
tekme tekme olarak
on gündür ve kırık gündür daha
aç acına ayakta aç durmak olarak kaydedildi
sevgilinin elinden bağış ve kefaret olarak
bilindi
kabul edildi
razı olundu
ağlanmadı
peki ekmek istenmedi mi istendi tapınmaya
                                              bedensel güç olarak
yalvarılmadı  HİÇKİM
                     SE
                     YE
ağlanmadı
razı olundu kabul edildi öpüp başa kondu
ve çünkü tövbe edildi
bir tövbe sancağı açıldı bir zevk süreci devrildi
bir isyan kazanı devrilmedi
itiraz isyan akmadı
bir tövbe sancağı açıldı
çünkü bütün zamanlar toptan kullanıldı
içinde  zalimlerin asılma sahneleri
içinde kan akıtanların kanlarının seli
içinde mahzun edenlerin gözyaşı nehirleri
çünkü tövbe edildi tövbe edildi

ağıt güzel vakitlerindedir
estağfirullaaaaaallah ve işte böyle uzatarak
kalbim aç
etim yanık
dünya diz çöktüğüm yer kadardır, dizimin yanında bir diz
dizimin yanında bir diz sağdan bir iki  üç
dört beş altı yedi soldan bir iki üç
dört beş altı yedi
bir sana bir sana... avucunu aç avucunu kapa
dilini tut aklını kravatın gibi çöz at
şimdi bir damla gözyaşı bir iri yakut

 

Cahit ZARİFOĞLU




Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/9/2008 - O ÇOCUK

Bahçeden çocuk sesleri geliyor
  Hayatı dinliyorum
  İçim yoruluyor, ruh yoruluyor

Büyük gözlü çocuk
  İnsanın içine kadar bakıyor
  Sorar gibi
  - Nerede benim babam

Kendimi şöyle görürüm düşümde
  İki ata birden binmişim
  Biriyle kuzeye saldırıyorum
  Ötekiyle
  Alkan lalelerin
  Kıpkızıl tutuştuğu sulara

Nerede babam
  Karşısında yapayalnızsın
  Duvar gibi dikilen
  Bu sorunun

Okşuyorsun başını
  Şehit çocuğunun

Bahçeden kuş sesleri geliyor
  Sabahı dinliyorum
  Bu sefer bezgin

Bir vakit
  Darağaçları kurdum
  Elimden fırlayıp gidiyor cellatlar
  Silah olarak
  Bir tek soru var elimde
  Nerede babam, nerede

 

Cahit ZARİFOĞLU

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

şiirbahçesi,türk ve dünya şairleri,en güzel şiirler

ŞAİRLER




DOST SİTELER


*Telve Dergisi
*Azizlerle
*AFSINSARI
*ALPERSARI
*N.F.K.

siir Page Rank Check İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesilink sitesi