7/11/2009 - ?

 

 

 

Yaşamayı bileydim yazar mıydım hiç şiir?
Yaşamayabileydim yazar mıydım hiç şiir?
- Yaşama!
- Ya bileydim?
Yazar: Mıydım
Hiç: Şiir.

İsmet ÖZEL







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/9/2009 - Akla Karşı Tezler


 

 

1.
Gecenin üçüdür en uygun zaman, bahse girerim
düşünün: sabah çok yakın
oysa ışıltı yok ortalıkta
nerdeyse gece bitmiş ama sürmekte karanlık
henüz uyanmış bazıları
henüz uyumamış bazıları
bazıları uyanmış uykusuna doymadan
bazıları uykusuna varmadan doymuş
görüyorsunuz ilm-i hilaf ü cedel düzeniyle hayat
nasıl da sürüklüyor kendini
ve ben bunu kanıtlayabiliyorum
şu şair halimle
böylece size ey saygıdeğer erbab-i cumhuriyet
akıllı ve yetenekli olduğumu
kanıtlamış oluyorum
sizler de
bu derin bilgeliği kavrayarak
kendi değerinizi ortaya koymuş oluyorsunuz.

2.
Ütüsüz bir pantolon kadar tedbirliyim
tarihi bir gerçek kadar sıkılgan
bilmem ki Tesalya`daki Termofil
bir yiğitlik anısı
bir hayınlık anıtı mı olsa
yine bilmem quantum kuramını
öğrenen insan haklı mıdır
kendini ardıçkuşu sanmakta-
ben
yirminci yüzyılın sonlarında
en uzak uyanışlar ikliminde yaşadım
bir imparatorluk genişliğindeki gençliğim sırasında
kadınlardan daha çok birinci şubeye vardım.

3.
En mutlu insanlar belki de
baca temizleyicileridir
öyle dar, öyle kara karanlık bir yerdedirler ki
yüreklerini geniş, dayanıklı
aydınlık tutmak zorundadırlar
buna yükümlü sayarlar kendilerini.
Baca temizleyicileri başkalarını sevmekle kalmaz
başkalarınca sevilirler aynı zamanda
çünkü herkesi düşünmeyecek kadar mutlu
herkes tarafından düşünülmeyecek kadar mutludurlar.

4.
Köylüleri niçin öldürmeliyiz?
Bu sorunun karşılığını bulamıyorum
içinden çıkılmaz bi olay, ama önemsiz
köylüleri öldürmesek de olur
hatta onların kalın suratlarını
görmezlikten gelebiliriz
yapılacak çok şey var daha
sözgelimi ben, kendim
hiç hayıt ağacı görmemişim
görmeden ölürüm diye korkum da yok
değil mi ki albatrosu Baudelaire`den
Yves Bonnefoy`dan semenderi öğrendim
bir gün bakarsınız
şu güzelim bilgiç beynimi kırıp
teneşir tahtası olarak kullanabilirim.

 

İsmet ÖZEL







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

28/9/2009 - Yaşamak Umrumdadır

 

 

Sabah şairin üstüne saldırıyor

yaşamaktan bir güneşle kaplanıyor onun kalbi

onun kalbi topraktan sıyrılıyor

aşk dahi sıyrılıyor topraktan

gözlerini tanıyorsunuz: çaylak sürüleri

beyni: aç kuşlardan bir ambar.

Bir kıyısına ilişmiyor dünyanın

Allah`ın ve devletin dibinde insanlar

onu barutla karıştırıyor

ve zerdali çiçekleriyle.

Ahali kapısını taşlıyor onun

onun için develer kesiyor halk

aşka ve kavgaya aydınlık getiren kalbi

topraktan sıyrılıyor.

 

Ben

topraktan sıyrılıyorum

buğular

ve aşiret rüzgarları kanımda.

Arklardan gece vakti sular

kaç zaman ayaklarıma

yaslı bir selam gibi dokundu

kopartılmış yapraklarımdan ibaretti hüzün

dedim rahmet yağar ben yürürken

gece benim ardımda

taşıdım kara gençliğimi dağların damarında

hep döşümde yaratkan, patlayıcı bir kimya

beynimde hep manalı bir uçurum.

 

Benim hayranlığımdan inlerdi şehir

ben atlara ve uzaklar hayrandım

kendi ehramlarını bile tanımayan kadınlar

ansızın patlak verirdi baharda.

Dudaklarımda çürükler vardı

dağ çiçeklerinden ötürü.

Irmaklara salardım kendimi

ruhumda kaynar adımlarla gezinen dünya

bana hain sevgilimdi.

 

Yaşamak debelenir içimde kıvrak ve küheylan

beni artık ne sıkıntı ne rahatlık haylamaz

çünkü ben ayaklanmanın domurmuş haliyim

Yürüsem rahmet boşanacak.

ve sana bir karşılık vereceğim

 

Sana bir karşılık vereceğim

toprağı deşen boğuk sesimle

sana bir karşılık vereceğim

amansız kum fırtınası altında

sana bir karşılık vereceğim

birbiri üstüne yığılırken günler

ey taşan suların imkanı

ey taşan suların bekareti sana

bir karşılık vereceğim.

 

İsmet ÖZEL







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

21/9/2009 - Mataramda Tuzlu Su

 

 

West Indies,Kızıl Elma,İtaki,Maçin!

Uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

Beyazların yöresinde nasibim kalmadı

yerlilerin topraklarına karşı şuç işledim

zorbaların arasında tehlikeli bir nifak

uyrukların arasında uygunsuz biriyim

vahşetim

beni baygın meyvaların lezzetinden kopardı

kendime dünyada bir

acı kök tadı seçtim

yakın yerde soluklanacak gölge bana yok

uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

 

Uzak nedir?

Kendinin bile ücrasında yaşayan benim için

gidecek yer ne kadar uzak olabilir?

Başım açık, saçlarımı ikiye

ortadan ayırdım

kimin ülkesinden geçsem

şakaklarımda dövmeler beni ele verecek

cesur ve onurlu diyecekler

halbuki suskun ve kederliyim

korsanlardan kaptığım gürlek nara

işime yaramıyor

rençberlerin o rahat

ve oturmuş lehçesinden tiksinirim

boynumda

bana yargı yükleyenlerin

utançlarından yapılma mücevherler

sırtımda sağır kantarı gizli bilgilerin

mataramdaki suya tuz ekledim, azığım yok

uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

 

Bir hayatı,ısmarlama bir hayatı bırakıyorum

görenler üstünde iyi duruyor derdi her bakışta

askerken kantinden satın aldığım cep aynası

bazı geceler çıkarken

uçarı bir gülümseyişle takındığım muşta

gibi lükslerim de burda kalacak

siparişi yargıcılar tarafından verilmiş

bu hayattan ne koku, ne yankı, ne de boya

taşımamı yasaklayan belgeyi imzaladım

burada bitti artık işim, ocağım yok

uzun yola çıkmaya hüküm giydim.

 

İsmet ÖZEL







Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

30/11/2008 - Kanla Kirlenmiş Evrak

Kanla Kirlenmiş Evrak

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
Aşklarım, inançlarım işgal altındadır
tabutumun üstünde zar atıyorlar
cebimdeki adreslerden umut kalmamıştır
toprağa sokulduğum zaman çapa vuran adamlar
denize yaklaşınca kumlar ve çakıl taşları
geçmiş günlerimi aşağılamaktadır.

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında.
Ve rüzgar buruşturuyor polis raporlarını
kadınlar fazlasıyla günaha giriyorlar
bazı solgun gömleklerin çözük düğmelerinden
çelik tırpan gibi silkiniyor çocuklar
denizin satırları arasında.
Gece arsızca kükrüyor paslı beyninde şehrin
küfre yaklaştıkça inancım artıyor.

Karanlık sözler yazıyorum hayatım hakkında
öyle yoruldum ki yoruldum dünyayı tanımaktan
saçlarım çok yoruldu gençlik uykularımda
acılar çekebilecek yaşa geldiğim zaman
acıyla uğraşacak yerlerimi yok ettim.
Ve şimdi birçok sayfasını atlayarak bitirdiğim kitabın
başından başlayabilirim.

İsmet Özel






Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

17/10/2008 - Dişlerimiz Arasındaki Ceset

Biz şehir ahalisi,kara şemsiyeliler!
Kapçıklar! Evraklılar! Örtü severler!
Çığlıklardan çadır yapmak şanı bizdedir
Bizimdir yerlere tükürülmeyen yerler

Nezaketten,haklılardan yanayızdır hepimiz
Sevinmemiz çapkıncadır,ağlatır bizi küpeşteler
Yaşamak deriz-Oh,dear-ne kadar tekdüze
Katliamlar ne kötü be birader

Güneş neredeysek orada bulur bizi
Ya cünup ve yalancı veya miskin ve ülser
Falımız neyse çıksın diye açarız indeksleri
Sayılar bizi bulur,o ayıp işaretler

Saframızla kesemizi birleştiren anatomi bilgisi
Hadım tarih,kundakçı matematik,geri kafalı gramer
Evet bunlar gizlice örgütlenerek alnımıza
Verem Olmak Üretimi Düşürür ibaresini çizer

Biz şehir ahalisi,üstü çizilmiş kişiler
Kalırız orda senetler,ahizeler ve tren tarifesiyle
Kimbilir kimden umarız emr-i b'il-ma'ruf
Kimbilir kimden umarız neyh-i ani'l-münker
Bize yalnız oğulları asılmış bir kadının
Memeleri ve boynu itimat telkin eder.

 

İsmet ÖZEL






Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

22/9/2008 - Pluie Encore Apres La Pluie

Babamın imzasını taklit edersem
Üçüncü muavini sersemletmem
Faydadan nasibime düşen
Demek midir?

Askılı kısa pantolonun derin cebi
Oradan eksik olur
Ne iç lastikten kesilmiş iki şeridin
Gön yuvayı tuttuğu çatal sapan
Ne de bir sarı cevap.

Eksik etmez bilyaları da cebinden
Beni ıslıkla sokağa çekip
Söğüt dalı yontmayı
Böğürtlen toplamayı
Çimmeyi tatlı çayda aklıma getiren.

 

İsmet ÖZEL

Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

şiirbahçesi,türk ve dünya şairleri,en güzel şiirler

ŞAİRLER




DOST SİTELER


*Telve Dergisi
*Azizlerle
*AFSINSARI
*ALPERSARI
*N.F.K.

siir Page Rank Check İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesilink sitesi