4/8/2009 - Ağıt ve Raks

Ben oyumu felakete veriyorum seyda

sana dönük yanımda çengiler mat oluyor

saadet-zedelerin morga çevirdiği bir dünyada

bana alevden kostümlerle dans etmek düşüyor

ve seyda ben oyumu felakete veriyorum

 

Yolum uzadıkça kabaran direncimi

her düştüğüm yeri öperek bileyliyorum

kolay gele demek de nerden çıktı seydam

gürbüz doğumlarda bir nice ananın harcandığını

imbatla gelenin kabayelle gittiğini biliyorum

 

senin aldanmak dediğin bana merhem oluyor

gördüm kışı zorlu geçmeyen yılın baharını da

saksıya dikme gülleri ilk güneşle soluyor

işte bu kısrak yokuşta çatladı demen için seyda

dünyanın tüm düzlüklerine kin besliyorum.

 

Geç bi yol, nazlı güleryüzlü şiirler yazamam ben

esenlik şölenleri bitti vakt-i cerağanda

vakt-i kahırda hüzün fasılları demidir bu dem

gör ki raksederek ağlamak da varmış hesapta

ama ne Raks'ı ne Ağıt'ı ben Endülüs'ü evetliyorum

 

Artık bol kahkahalı çok şükürleri bıraktım

esenlik bildirilerini harcıalem mutlulukları

denizi uslu gösteren kartpostalları yaktım

fakat seydam bir avuç külü yakamadığım için

ben oyumu felakete veriyorum.

 

Mustafa İSLAMOĞLU



Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

13/1/2009 - Nuveyba

Nuveyba

 

Öfkemin hançerine su ver sen
kalkalım bir seher vakti Nuveyba
işgal edilmiş topraklarımız üstüne
güneş doğmadan önce

her taşın dibine bir yıldız gömmüşler
şu denizden hala kırbaç sesi gelir
atlıları en son ne zaman görmüştün Nuveyba
ne zaman öpmüştün ayağını Selahaddin'in

kol kırılır yen içinde kalır
ya baş koparsa Nuveyba
bu gövde bir düşerse yere ya
kan tutar dağları, atom santrallerini
yeryüzünü ve umutları sel alır

geriye andın, aşkın ve adın kaldı
andını çocuklar içti Nuveyba
aşkın yüreklere düştü
adın cellatların kirli elinde
Filistin askısına dönüştü

kan akacak bu topraklarda kan
kendileri benimkini
demirden atları seninkini içecek
bir can düşecek toprağa
Sabra
bin can kalkacak.

Ramallah'ta tarlalara çocuk ektik Nuveyba
taşlarıyla ebabiller dönüştü tomurcuğa
güz ekinidir bilirsin verirse Mevlâ
yüreklerin buz kestiği bir mevsimin ardından
her bir çiçek kesebilir çocuğa

sihirbazın çırağını hatırlarsın Nuveyba
o hendekte hâlâ tüter annelerin şarkısı
o gün bu gün hâlâ utanır güneş
adın ateş, andın ateş, aşkın ateş.

 

Mustafa İslamoğlu






Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı

<- Son Sayfa :: Sonraki Sayfa ->

şiirbahçesi,türk ve dünya şairleri,en güzel şiirler

ŞAİRLER




DOST SİTELER


*Telve Dergisi
*Azizlerle
*AFSINSARI
*ALPERSARI
*N.F.K.

siir Page Rank Check İslami ve Temiz İçerikli Siteler Listesilink sitesi